Ceviz Lekesi

Ne zaman olduğunu bile unutacaksın. Hangi yıl hangi mevsim hiç önemli olmayacak. Sadece hafta sonu olduğunu ve sadece ertesi günün duygularını bileceksin. Ertesi  günün hayatına bu kadar yansıyacağını ertesi günlerde anlayacaksın. Pazartesileri. 


Zaten 1,5 gün olan haftasonuna çocukça doymamışken. Gün erken başlasın diye sabahın alacasında uyanıp neler yapacağını planlamadığın o acemi hallerin gözünde tütecek. Akşam olmasın diye minik ellerin yukarı çevrildiği hızlı günler. Kimse kalkmadı diye eline tutuşturulan tepsi ile fırının yollarındaki minik ayaklar. Kısacık mesafelerle daha çabuk alınacakmış gibi upuzun gelen sadece bir sokak. 


Sonra o geçmek bilmez zaman. Fırının sıcağı pazar gününü pişirecek gibi cömert. Sıran yaklaştıkça bir telaş minicik yürekte. Ya henüz kimse kalkmamışsa, senin aceleciliğine söylenen eleştirel uyarılar, ya da herkes seni bekliyorsa geç kalmışlığın sitemleri. Zamanlaman iyi olmalı. Bunu o zamandan öğrenmelisin. Yıllarca hayatının önemli parçası olacak. Nereden bileceksin hayatı zamanlamanın bu kadar zamansız geldiğini. 


Aniden buluvereceksin günün içinde kendini. Olmak istemediğin yerde olduğunu bile fark etmeden. Ceviz ağacının altında, biraz eğlenceli, çoğunlukla ailene yardım eden mangal gibi yüreğin sahibi olarak. Kırk yıllık işadamı edası ile bilgiç hallerinle.  Çok çalışkan olmanın görülmesini arayan bakışlarına, takdir bekleyen kulakların katılacak anında. Aslında derdin bunlar değilmiş anlayacaksın. İşlerin bitip senin kadar olanlara katıldığın oyun saatlerinde. Unuttuğun ise, yarın Pazartesi. 


Okulda temizlik kontrolü var. Ve yine minik ellerin ileriye, bu sefer avuçlar yere doğru. Gururla uzatacaksın ileriye. Kolunu uzatırcasına en ileriye. Senin gördüklerini başkaları da görsün diye. Sıran gelince duracak zaman. Varsın dursun. İşe yaramanın çocukça keyfini yaşa işte. Başın üstünde bir el bekliyorken saçını okşayacak, elinde sert bir sızı. Yer değiştirecek duyuların. Aklın eline, elin diğer eline kavuşacak bilinçsizce. Acıyı dindirmek için faydasız sarılacaklar birbirlerine. Sahip çıkacaklar acılarına. İkisi de vurulmuşlardı, ikisi de sızlıyordu yürekten. Tek bir darbe yetmişti ceviz soymaktan miras elindeki kına lekelerine. Oysa o gün temizlik günü idi. Pazartesi.
Teşekkür edeceksin  Ülkü Öğretmenine. Ömür boyu minnettar kalacaksın. Her Pazartesi saygıyla anacaksın. Hayatın boyunca ellerini hiç bir pis işe bulaştırmadığı için.. Ülkü Öğretmene

1 yorum:

  1. Lekesiz insan olmanın onurunu , çocukça kaçamaklara bağlayan muhteşem bir yazı ... Sızını hissettim ve içim cızladı . Bekleyenlerden biri / Fırındaki çocuğu ...
    FulYakası.

    YanıtlaSil