"Seni Seviyorum"



Gittikçe daha az kullanır oldun. Bazen birden bire bol keseden attığın, acelece söylenmeye gebe cömertliklerin ile. Hatta "deliler gibi" (nasılsa), çılgınlar gibi diyerek komuta ettiğin. Anlamını bile tam olarak aktarmadan, yaşatmadan çabucak tüketip, çabukça tükenen. Oysa duymayı hak edenlere de bir o kadar cimrileştiğin. Züğürt tesellisini " o bunu biliyor zaten"lerde bulan.  Fırtınalara direnen lakırdılar sonunda, kaldırım taşından "engel" diyerek vazgeçişler ile kaybettiklerin.
Kaç kişi hak ediyor gerçekten? Kaç kişi? 
Ne kadar ise sayma boşver. Söyle. Sevdiklerine " Seni Seviyorum" deyiver. Erteleme. Ne zamana kadar, ne kadar zamana kadar? Varsa, yüreğinin kıyısında bile az bir parça, göğüs kafesin bastırıyor olsa da, söyle lütfen. 
Ya da kabristanda söylemeyi göze almalısın. Benim gibi. Onu çok sevdiğimi. Babama

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder